Fenerbahçe

• 4/2/2007 - ''Puan farkı 7 değil 10..''

Oyuncumuz Mateja Kezman sabah idmanı sonrasında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. İdari Menajerimiz Volkan Ballı'nın tercümanlığını yaptığı Kezman, sözlerine herkesin yeni yılını kutlayarak başladı. Kezman, Galatasaray ile aramızdaki puan farkı ile ilgili yapılan spekülasyonları şöyle değerlendirdi: "En yakın rakibimiz ile aramızda  7 puan fark bulunuyor. Bazıları bu farkın 4 puan olduğunu savunuyor. Ama ben de 10 puan olduğunu söylüyorum. Çünkü Fenerbahçe Galatasaray karşısında hep kazanıyor. Ben Fenerbahçe'nin şampiyon olacağına inanıyorum."

Kezman performansı ve sakatlığı ile ilgili bir soruya ise şu yanıtı verdi: "Ben takıma geç katıldım. Ama performansımın ilk yarıda iyi olduğunu düşünüyorum. Çok ufak bir sakatlığım var, bu takımla birlikte çalışmamı engelliyor ama ben kendi çalışmalarıma yine de devam ediyorum. Spor salonunda günde 2-3 saat verilen programlar doğrultusunda çalışıyorum. Bu durumun beni etkilemeyeceğini düşünüyorum."

Fenerbahçemizin şampiyon olup olamayacağı ile ilgili bir soruya ise Kezman, "Ben şampiyon olmak için elimizden gelen her şeyi yapacağımıza söz verebilirim. Ben takım oyuncusuyum baskıyı çok fazla seven biri değilim. 40 gol atıp takımımın şampiyon olmaması yerine 15 gol atıp takımımın şampiyon olmasını tercih ederim. Benim daha fazla gol atmamın takıma daha  fazla etkisi olacak. Bu nedenle elimden geleni yapacağım. Geç katıldığım ve hafif bir sakatlık geçirdiğim için az gol atmış olabilirim ama ilerleyen günlerde elimden gelenin en iyisini yapıp daha çok gol atacağıma inanıyorum. Türkiye'ye gelip burada oynamaktan çok mutluyum. Türkiye ve Türk futbolu hakkında çok olumlu şeyler düşünüyorum. Ayrıca kariyerim açısından da önemli bir aşama olduğuna inanıyorum" diye yanıtladı.

Kezman, İstanbul'da mutlu olup olmadığı ile ilgili bir soruya ise "Ailem İstanbul'da, Londra'dan ya da Madrid'den daha mutlu. Bu da benim için çok önemli. Ben ve ailem geldiğimizden beri büyük bir saygı ile karşılandık. İstanbul'da müzeler, restoruantlar çok güzel. İstanbul kendi ülkeme, 1 saat uzaklıkta. Ayrıca bize gösterilen sevgi bizi çok mutlu ediyor. Ben bu nedenle burada birkaç yıl daha kalmayı planlıyorum" diye cevap verdi.

UEFA Kupası ve AZ Alkmar maçı ile ilgili olarak ise Kezman, "Kalitemiz var ve iyi bir kura çektik. Ayrıca biraz da şansla çeyrek finale yarı finale hatta finale bile ulaşabiliriz. Ama bunun için şansa ihtiyacımız var. İlk maçta oynamayacak olmak benim için çok üzücü. AZ Alkmar, Hollanda liginin en iyi futbol takımı ama bu eni iyisi demek değil. Çok gol atıyorlar ve çok da gol yiyorlar. Benim düşüncem evimizdeki maçta daha kolay gol bulabileceğimiz yönünde. Alacağımız sonuç önemli olacak. Bizim oyuncularımız AZ Alkmar'dan daha tecrübeli bu nedenle daha çok şansımız olduğunu düşünüyorum. Yarı finale kadar çıkmak çok iyi bir iş yaptığımızı gösterir ama final en iyi sonuçtur. Ama kalitenin dışında şansta çok önemlidir. Çok çalışılırsa şansta sizin yanınızda olur. AZ Alkmar'a karşı oynadığım tüm maçlarda bu takıma gol attım. Bunu yine yapacağımı düşünüyorum. Ben AZ Alkmar'ı çok iyi tanıyorum ama şu anda bizim konsantre olduğumuz konu takımımızın ikinci yarıya en iyi şekilde hazırlanması.
Ben kariyerimin en üst seviyesine zaten çıktım. Artık çok büyük şampiyonluklar peşindeyim. Kimin ne konuştuğu önemli değil benim için Fenerbahçe için iyi oynamak çok önemli"
dedi.

Takımımızın birbirini tam olarak tanımaya başladığını söyleyen Kezman, "Bazen zor maçlar oynuyoruz ama arkadaşlarım ile birlikte oynamaktan çok mutluyum. Takım oyununda her geçen gün daha iyi olacağız. Ben hep oyunu açmaya çalışan bir oyuncuyum. Arkadaşlarım beni zaman içinde tanıdılar"  diye konuştu.

İstanbul'da şimdiye kadar en çok etkilendiği maçın Galatasaray maçı olduğunu söyleyen Kezman, bu maçta gol atmaktan dolayı da çok mutlu olduğunu söyledi.

Kezman, ayrıca "Ben tüm insanlarla dost olabilen biriyim. Sırp olmamdan, bir Türk'ün Türk olmaktan gurur duyması kadar gurur duyuyorum. Bu da çok normal bir şey. Bir çok insan beni ve benim karakterimi biliyor. Benim için yapılan yorumlar aslında beni yıpratmak için değil Fenerbahçe'yi yıpratmak ve huzursuz etmek için yapılıyor, o nedenle onları ciddiye almıyorum" diye konuştu.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 4/2/2007 - ''Başarılı olacağımıza inanıyorum.''

Teknik direktörümüz Zico, FB TV'de Kamp Günlüğü Programı'nda Fatih Demirkol'un konuğu oldu.
Zico, Fenerbahçemizin ikinci yarı hazırlıklarını, oyuncularımızın durumlarını, ikinci yarıda yapacağımız zorlu maçları değerlendirdi. Zico, ikinci yarı hazırlıkları için takımımızın yaptığı hazırlıklar ile ilgili şunları söyledi: "İkinci yarıda oynanacak zorlu maçlar için belirli antrenmanlardan geçmeleri gerekiyordu. Birkaç sakatlık yaşandı ama bunlar var olan sakatlıkların ortaya çıkmasıydı. Ancak Kezman'ın durumu hariç. Onunki yeni bir sakatlıktı. Oyuncularımız geçirdikleri bu ağır idmanlar ile fizik olarak kendilerini ikinci yarıda daha iyi hissedecekler ve herhangi bir sorun yaşamayacaklar. İki hazırlık maçımız var, oynanacak o maçlar bize oyuncularımızın performanslarını gösterecek. Önemli olan taktik ve teknik çalışmalarımız için onların fiziklerinin güçlü olmasını sağlamaktı. Çünkü onların fiziki güçlülükleri bizim teknik ve taktiklerimize zemin hazırlamış olacak. Fenerbahçe'nin elinde bulundurduğu futbolcular bireysel anlamda yetenekleri olan oyuncular. Rakiplerimiz bizim üzerimizde fizikleri ile bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. Şimdi biz takımımızın fiziki yapısını da güçlendiriyoruz. Bu bireysel yetenekle birleştiğinde rakiplerimizin işi daha zor olacak."

Sakatlıklar ile ilgili ise Zico şu yorumu yaptı: "Oyuncularımız tatile gitmeden önce Sant'anna'nın kendileri için özel olarak belirlediği antrenman listelerini aldılar. Ama yine de tatil olduğu için ve antrenmana çıkmak gibi bir zorunlulukları olmadığı için bu programları bire bir uyguladıkları söylenemez. Ama sakatlıklar bu nedenle olmadı. Sakatlıkların hepsi Kezman'ın ki hariç hepsi var olan sakatlıklardı. Sakatlıkların şu dönemde olması maçlar sırasında olmasından daha iyidir. Alex ve Lugano'nun sakatlıkları kamp öncesinde de vardı ve tedavi ediliyordu. Önder'in sakatlığı geçen yıla dayanıyordu. Fizyoterapistler eşliğinde kontrollerini sürdürüyordu. Doktorumuz bunun büyük bir sorun olmadığını, üzerine gidilirse tedavi edileceğini söyledi. Biz tedavisinin bu dönemde yapılmasına karar verdik. Edu'nun sakatlığı biraz daha hafif. Zaman zaman bacağında ağrı hissettiğinde dinlendiriliyor, dinlenince geçiyor. Kezman için gerekli kontroller yapıldı çok önemli bir şey olmadığı ortaya çıktı, biraz dinlenmesinin onun için daha iyi olacağı söylendi. Bu idmanlar fizik kondisyona yönelik olduğu için ufak tefek sorunları olan oyuncuların durumlarını ortaya çıkıyor. İnsanlar bir çok yorum yapıyor, istediklerini yazabilirler. Ama kimse oyuncuların durumlarını bizden daha iyi bilemez. Oyuncularımızın durumları performanslarını engellemeyecek. Çünkü idman kaçırmıyorlar. Örneğin Appiah ve Önder kampa geç katıldılar ama arkadaşlarının yaptıkları her idmanı da uyguladılar. Aynı durum Alex ve Deivid için de geçerli. İkinci sezona en iyi şekilde hazırlanıyoruz."

Zico ayrıca hazırlık maçları ile ilgili de şöyle konuştu: "İkinci yarı maçlarının ritmine futbolcularımızın ayak uydurmaları için yapılan maçlar bunlar. Bu maçlarda taraftarımız için galibiyet önemli olmamalı."

Zico teknik heyet arasındaki uyumla ilgili olarak da şunları söyledi: "Teknik heyet arasındaki uyum zaman içinde oluştu. Birbirlerini çok iyi anlayan takım içi sorunları düzeltmek için mücadele eden bir ekibiz. Düzeni ve uyumu görünce futbolculara da bu güven geliyor."

UEFA Kupası'nda AZ Alkmar ile yapacağımız maçla ilgili olarak ise şunları söyledi: "AZ Alkmar maçı zor olacak ama biz şu ana kadar zaten zor aşamalardan geçtik. Zor bir gruptan çıktık. Bizim bu turu geçmemizde iç saha performansımız çok önemli olacak. İki maçta da üstünlüğümüzü ortaya koyup üst tura çıkmak için mücadele edeceğiz. Türkiye Kupası'ndaki hedefimiz ise iyi bir performans sergileyip gruplardan birinci çıkmayı hedefliyoruz. Kupada sona kadar gidip kupayı almak."

Zico, devre arasında transfer yapılmaması ile ilgili olarak "Futbolcu getirmenin çok kolay olduğu sanılabilir. Eğer getirmiş olmak için getiriyorsanız evet haklı olabilirler. Ama Fenerbahçe'ye oyuncu almak için oyuncu alamazsınız. Zaten çok kaliteli oyuncularımız var. Genç oyuncularımızdan ve yabancılarımızdan memnunuz" diye konuştu.

Takım olmanın büyük önem taşıdığını söyleyen teknik direktörümüz, başarının da başarısızlığın da ekip çalışmasının sonucudur. Zico, ayrıca konu ile ilgili olarak şunları söyledi: "Futbolcularımızı hazırlayan onu maça çıkartan benim. Şu durumda en büyük sorumlu benim. Futbolcularımız antrenmanlara en iyi şekilde hazırlanıyorlar. Maçlarda da ellerinden geleni yapıyorlar. Maç kaybettiklerinde ne kadar üzüldüklerini biliyorum. Ama mağlubiyetin tek suçlusu yoktur. Fenerbahçe'nin hiç bir futbolcusu kalitesiz değildir. Herkesin başarısızlıkta sorumluluğu vardır ama en büyük sorumluluk benimdir."

Genç oyuncularımızın durumu ile ilgili olarak ise "Yıl içinde genç oyuncularımıza ihtiyacımız olabilir. Onları buraya getirme nedenimiz de bu. Hazır olmaları gerekir ki ihtiyacımız olduğunda oynayabilsinler. Bu gençler geleceğin Fenerbahçesini oluşturacaklar. Bunun için de kamplara katılmaları gerekir" dedi.

Yoğun antrenman temposunda takımın psikolojisini güçlü tutmak adına da birçok organizasyon yaptıklarını söyleyen Zico, "Çok zor bir kamp dönemi geçiriyoruz. Hem biz hem de  futbolcular ailelerimizden uzaktayız. Eğer durmadan antrenman-uyku-tekrar antrenman periyodunu uygularsanız kimse de çalışma isteği kalmaz. Biz de bu rutini çeşitli organizasyonlar ile kırmaya çalışıyoruz. Antrenmanlarda topla çalışmalar sırasında ya da aramızda yaptığımız maçlar ve barbekü partileri ile bu durumu atlatmaya çalışıyoruz" diye konuştu.

Zico, kendi resmi internet sitesi ile ilgili olarak ise şunları söyledi: "Bu benim için bir terapi niteliği taşıyor. Sitemde sadece ben yokum gezdiğim gördüğüm yerler arkadaşlarım ve daha bir çok şey var. Bu bana Japonya'dan kalma bir alışkanlık. Yoğun maç temposundan kurtulmak için uğraşıyorum. Ayrıca sitemde gezdiğim yerleri tanıtma imkanım oluyor. İnsanlar benim çalıştığım yeri görürler ve Türkiye'ye gelmeye karar verirler diye düşünüyorum. İstanbul'da bir çok yeri tanıttım şimdiki hedefim Sultanahmet Camii'ni tanıtmak. Ondan sonra da gazeteciler ile yaptığımız maçı anlatmak. Siteye Japonca, İngilizce bölümleri de var. Gelen istek üzerine Türkçe site de yapılmalı. Site çok dinamik ve buna zaman ayırabilecek biri olmalı."

Zico, hem güler yüzlü hem de disiplinli olup bunu takıma ve çalışma arkadaşlarına nasıl yansıttığı ile ilgili bir soruya ise "Beraber çalıştığım insanlara hem güven veriyorum hem de onların güvenini kazanıyorum. Ben onlarla çalıştığımda göz göze çalışıyorum ve sorun olduğunda karşılıklı konuşuyorum. Tecrübelerimi aktarırsam ve onlarla bunları paylaşırsam bir yararı olur. İnsanlarla birlikte onlara saygı göstermeli ve sonuna kadar güvenmeliyim. İnsanlarda bunu bozmamak için çok çalışıyorlar. İnsanları anlamak yönünde ve profesyonel yönlerinin yanı sıra onların insan olduklarını unutmuyorum. İçinde kin tutan problemleri ileriye taşıyan biri değilim. Hata yapmışsam gider özrümü de dilerim" diye yanıtladı.

Zico taraftarımıza ikinci yarıda daha çok görev düştüğünü söyledi ve ekledi: "Fenerbahçe için çalışıyoruz. Taraftarlarımız da bunu biliyor. Bizi desteklesinler, onların yanımızda olduklarını bilelim, onlarla birlikte rakibe karşı mücadele edersek rakiplerimiz korkar ve biz istediğimiz sonuçları alırız. İkinci yarı çok daha zor olacak. Futbolcularımız bunun bilincinde taraftarlarımızın desteği ile başarıya ulaşan taraf olacağımıza inanıyorum."

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 4/2/2007 - ''Fenerbahçe güçlü bir takım...''

Oyuncumuz Alex de Souza Antalya kampında gazeteciler ile bir araya geldi. Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Alex, sakatlığı, çalışmaları, performansı ve lig hakkında açıklamalarda bulundu.

Sakatlığım iyiye doğru gidiyor
Beşiktaş maçının olduğu hafta sakatlığımı hissetmiştim. O zaman önemsemeyerek tedbir almamıştım. Doktorlarımız ligin arasına girdiğimizde, dinlenince sakatlığımın düzeleceğini söylemişlerdi. Bende Brezilya'ya giderek dinlendim ve tedavilerimi oldum. Yalnız dönüp çalışmaya başladığım zaman sakatlığımı tekrardan fark ettim. Bu yüzden tedaviye devam ettik.. İki-üç gündür normal çalışmalarıma başladık. Bir sonraki hafta takımla birlikte çalışmaya başlayacağım ve lig maçına kadar hazırlanmış olarak takımdaki yerimi alacağım.


İlk tercihim Fenerbahçe
Benim transferimle ilgilenecek kişiler şu anda Avrupa'dalar. Kulübümüzle görüşüyorlar. Kontratımla ilgili asıl görüşmeler önümüzdeki haftadan sonra başlayacak.

Gazetelerde "Alex şu kadar istiyor, kulüp bu kadar teklif ediyor" şeklinde haberler çıkıyor. Bunlara gülüp geçiyorum çünkü kulüp ile görüşmelerimiz önümüzdeki haftadan sonra başlayacak. Bu da gösteriyor ki,bu tür haberleri yazanların hayal gücü çok fazla.

Ben kimsenin ne kadar aldığını bilmiyorum ve bunlarla ilgilenmiyorum. Benim için önemli olan çalışmalarım ve başarılarımdır. Ben buraya gelirken bir kontrata imza attım. Bu kontratta yazan miktarın beni mutlu edecek bir miktar olduğunu biliyordum ve bu yüzden imza attım. Ben attığım imzadan memnunum ve bu yönde bir şikayetim yok. Kimsenin ne kadar aldığını bilmiyorum ve bilmek de istemiyorum.

Beşiktaş'tan her hangi bir teklif almadım. Ben Fenerbahçe'nin futbolcusuyum. 100. yılında Fenerbahçe için çalışıyoruz. Gazetelerde bu konuda yazan haberler doğru değil. Ben böyle bir teklif almadım.

İlk önce Fenerbahçe'de kalmak için elimden gelen her şeyi yapıyorum. Yollar tıkanırsa ben futbol hayatıma devam etmek zorundayım. Bu bir Türk takımı da olabilir, başka bir yer de olabilir. Bir kez daha söylüyorum benim tercihim Fenerbahçe'dir. Fenerbahçe ile anlaşamazsak, ondan sonra başka bir takım düşünülebilir.


100. yılımızı şampiyonlukla kapatacağız
Ben kendimi burada çok mutlu hissediyorum. Türkiye'ye gelmeden önce beklediklerim ile burada karşılaştıklarım arasında fark vardı. Burada gördüğüm şeyler beni çok mutlu etti. Türkiye'yi ve Türk insanını seviyorum. Fenerbahçe'de olmaktan mutluyum. Hedefimiz 100. yılımızı şampiyonlukla kapatmak.

Biz ikinci yarıya başlarken puan farkını göz ardı edip, performansımızı buna göre ayarlarsak çok iyi sonuçlarla ligi bitireceğimizi düşünüyorum. Bunun yanında şu anda elimizde olan 7 puanlık fark da avantajımız olacaktır. Her maçı kazanarak ilerlersek, her zaman önde olur ve ligi şampiyonlukla bitiririz. Takım olarak 7 puanlık farkı düşünmüyoruz.

Benim için kazanmak ve başarılar önemli. UEFA kupasında ilerliyoruz. Fenerbahçe olarak her zaman kazanmayı, her zaman başarmayı hedefleyen bir takımız. Türkiye'de bizimle aynı hedefleri paylaşan Beşiktaş ve Galatasaray var. Biz Fenerbahçe olarak UEFA yolumuza devam ediyoruz. Bu takımın 100. yılda alacağı başarılar, bundan sonraki yıllar için de önemlidir. Bu yüzden bu takımın örnek olacağını düşünüyorum. Bu takım çok çalışıyor. Bu takımın Avrupa'da canla başla mücadele edeceğinin garantisini ben bile veririm. UEFA Kupasında ilerleyebildiğimiz kadar ilerleyeceğiz. Ben başarılı olacağımıza inanıyorum.

Takımın performansını ve kendi performansımı beğeniyorum. Kendi performansımı takımın performansı ile doğru orantılı buluyorum.

Deivid her zaman gol atabilen bir golcüdür. Deivid'in gol atması kadar normal bir şey yok. Yalnız gol atan Deivid olmuyor. Pozisyon bulduğum zamanlarda bende gol atıyorum, Tuncay'da atıyor, duran toplarda geriden çıkan arkadaşlarımız da atıyor. Takım olarak golü düşündüğünüz zaman sadece golcüler değil, takımın her oyuncusu gol şansı bulabiliyor. Önümüzdeki UEFA maçından da galip ayrılacağımızı düşünüyorum.

Çok fazla karşılaştırma yapmak istemiyorum ama geçen sene olduğu gibi Fenerbahçe güçlü bir takım. Önümüzde, geçen seneki gibi zorluklar var ama Fenerbahçe güçlü bir takım ve güçlü olmaya devam edecek.

Benim futbol okulum Brezilya'dır. Ben futbolu orada öğrendim. Brezilya futboluna baktığınız zaman, top yerde gezer. Bende böyle öğrendiğim için yerden oynamayı seviyorum. Ben rahat oynamayı seven bir oyuncuyum. Bu benim stilim. Avrupa liglerinde yer almış olsaydım, bu futbolumla başarılı olacağımı düşünüyorum.

Bazı futbolcular az koşar, bazıları çok. Bazıları çok tekniktir, bazıları değil. Bazıları savaşmayı sever, bazıları sevmez. Futbolun içinde farklı karakteri olan futbolcular vardır. Bunların iyi bir şekilde birleşmesinden meydana gelen bir takım oluşturursanız işte o takım çok güçlü olur.

Zico dünyanın en iyi teknik direktörü olmayabilir ama bu kadar eleştiriyi de kesinlikle hak etmiyor. Zico'nun, Türkiye'ye ilk geldiği zamanlarda eleştirilmesi normal bir şeydi. Geldiğinde 2-3 ay içerisinde gönderilmek istendi. Bizim futbol okulumuz Brezilya, Zico da futbolu Brezilya'da öğrendi. Brezilya'nın Türkiye'ye göre farklı bir futbol sitili var. Zico gerekli zamanı buldu, kendi mantalitesini anlatmayı başardı. Takım buna uyum sağladı ve başarı geldi.

Benim için futbolcu seçimi diye bir şey yok. Kezman'la yeni oynamaya başladık. Deivid ile belli bir futbol geçmişimiz, beraber oynamışlığımız var. Semih'le oynamayı da seviyorum.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 4/2/2007 - AZ Alkmaar Stadımızda

Fenerbahçemizin UEFA Kupası'nda AZ Alkmaar ile 14 Şubat 2007 Çarşamba günü Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda oynayacağı karşılaşma öncesinde AZ Alkmaar'lı yetkililer stadımızı ziyaret etti. Stad Müdürümüz Ayhan Bak ve Dış İlişkiler Müdürümüz Turgut Acar tarafından ağırlanan yetkililer, stadımızı çok beğendiklerini, futbol oynanması ve taraftarların en iyi şekilde ağırlanması için ideal bir yer olduğunu söylediler.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 4/2/2007 - ''Yükselişimizden korkanlar yolumuzu kesmek istiyor.'

Kulübümüz Başkan Vekili ve Basın Sözcümüz Nihat Özdemir, ''Önlenemez yükselişimizden korkanlar, yolumuzu kesmeye, sindirmeye çalışmaktadırlar'' dedi.
Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri'nde yapılan Yüksek Divan Kurulu toplantısında, kulüp yönetim kurulu çalışmalarını değerlendiren Nihat Özdemir, kulüp bünyesinde faaliyet gösteren tüm branşlarda başarılı bir sezon geçirdiklerini, ancak yükselişlerinden korkanların bulunduğunu ifade etti. Yaptıkları projelerin Türk sporuna da katkı sağlayacak projeler olduğunu, bunlara engel olmak isteyenlerin Türk sporunun gelişmesine engel olduğunu anlatan Özdemir, özetle şöyle konuştu:
''Modern ışıklandırmayla süslediğimiz stadın aydınlatılması yıl boyunca devam edecek. Görenler gurur ve gıpta ile seyredecek. Nasıl ki her şeyde ilk başaran kulüp oluyorsak, bu alanda da ilk olma özelliğimizi devam ettireceğiz. Önlenemez yükselişimizden korkanlar, büyük tarihi şanla, şerefle dolu Fenerbahçemiz hakkında ortaya mesnetsiz iddialar atmakta, yolumuzu kesmeye, sindirmeye çalışmaktadırlar. Bugüne kadar farkında olmayanlar dahi artık farkına varmaya başlamışlardır.''  Nihat Özdemir, 100. yılda futbolda Turkcell Süper Lig ve Fortis Türkiye Kupası olmak üzere iki kupa hedeflediklerini, UEFA Kupası'nda da bugüne kadar gidebildikleri yerin üstünde bir başarı istediklerini ifade etti.
Nihat Özdemir, Ankara Gölbaşı'nda 11.2 bin metrekarelik arazinin imar işlemlerinin geçen Aralık ayında tamamlandığını, bu araziye spor tesisleri, lokal ve sosyal tesis yapılacağını bildirdi. Başkan Vekilimiz, 100. yılda Fenerbahçe'nin artık İstanbul'a sığmadığını kaydetti.
Taraftar kartta 81 binin üzerinde satış yapıldığını bildiren Özdemir, 100 bin taraftar kart hedefine kısa zamanda ulaşılacağını tahmin ettiğini belirtti.
Denetleme Kurulu, kulübün 2010 yılına kadar ödemesi gereken 97.2 milyon dolar borcu olduğunu açıklandı. Kurul, 31 Aralık 2006 tarihli hesaplara göre, tahakkuku yapılmış borçların 97 milyon 295 bin 386 dolar olduğunu bildirdi. Şahıslara olan borç kaleminin de 11 milyon YTL olduğu kaydedildi. Kulübümüz  2007 yılında 39.7, 2008 yılında 32, 2009 yılında 16.5 ve 2010 yılında da 8.9 milyon dolar borç ödeyecek.
Denetleme Kurulu, 2010 yılına kadar beklenen gelirlerin ise 222 milyon 705 bin 200 YTL olduğunu açıkladı. Bu rakama maç gelirleri, kombine kart gelirleri, loca geliri, isim hakkı geliri, taraftar kart geliri ve 100. yıl piyangosu gelirinin dahil olmadığı ifade edildi.

Nihat Özdemir ayrıca uçak alımı ile ilgili olarak ise şu açıklamayı yaptı: "Bayan voleybol takımımız için Acıbadem Sağlık Grubu arasında bir yılı opsiyonlu 3 yıllık sponsorluk anlaşması imzalanması konusu kabul edildi.

Ayrıca 2007'de yapılacak Barış Maratonunu desteklemeye ve adının da 100. yıl Karadeniz Barış Maratonu olmasına karar verdik. Bununla ilgili gereken desteği veriyoruz.
Fenerbahçe’nin her yıl uçak ile ilgili önemli gideri var. Uçak alıp almama konusu gündeme geldi. Eğer Fenerbahçe her hangi bir ekonomik girişim için olduğu gibi bu konu ile de ilgili olarak fizibilite çalışmasını yaparız. Maddi karar sağlaması durumunda kararımızı veririz.
Bu durum görüşme aşamasında ve çalışmalar sürüyor. Uçak alımı konusunda şu anda herhangi bir kararımız yok.
Otobüsü alırken kasamızdan para çıkmadı. Bir hizmet karşılığı bunu yaptık. Temsa firmasına Fenerbahçe yönetimi adına teşekkürü borç biliyoruz."

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Hakkımda

Fenerbahçe kalbimizde...

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
Blog RSS

Kategoriler

Arkadaşlar

Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:7
| Sonraki Sayfa