Oyuncumuz Alex de Souza
Antalya kampında gazeteciler ile bir araya geldi. Basın mensuplarının
sorularını yanıtlayan Alex, sakatlığı, çalışmaları, performansı ve lig
hakkında açıklamalarda bulundu.
Sakatlığım iyiye doğru gidiyor Beşiktaş
maçının olduğu hafta sakatlığımı hissetmiştim. O zaman önemsemeyerek
tedbir almamıştım. Doktorlarımız ligin arasına girdiğimizde, dinlenince
sakatlığımın düzeleceğini söylemişlerdi. Bende Brezilya'ya giderek
dinlendim ve tedavilerimi oldum. Yalnız dönüp çalışmaya başladığım
zaman sakatlığımı tekrardan fark ettim. Bu yüzden tedaviye devam
ettik.. İki-üç gündür normal çalışmalarıma başladık. Bir sonraki hafta
takımla birlikte çalışmaya başlayacağım ve lig maçına kadar hazırlanmış
olarak takımdaki yerimi alacağım.
İlk tercihim Fenerbahçe Benim
transferimle ilgilenecek kişiler şu anda Avrupa'dalar. Kulübümüzle
görüşüyorlar. Kontratımla ilgili asıl görüşmeler önümüzdeki haftadan
sonra başlayacak.
Gazetelerde "Alex şu
kadar istiyor, kulüp bu kadar teklif ediyor" şeklinde haberler çıkıyor.
Bunlara gülüp geçiyorum çünkü kulüp ile görüşmelerimiz önümüzdeki
haftadan sonra başlayacak. Bu da gösteriyor ki,bu tür haberleri
yazanların hayal gücü çok fazla.
Ben kimsenin ne kadar
aldığını bilmiyorum ve bunlarla ilgilenmiyorum. Benim için önemli olan
çalışmalarım ve başarılarımdır. Ben buraya gelirken bir kontrata imza
attım. Bu kontratta yazan miktarın beni mutlu edecek bir miktar
olduğunu biliyordum ve bu yüzden imza attım. Ben attığım imzadan
memnunum ve bu yönde bir şikayetim yok. Kimsenin ne kadar aldığını
bilmiyorum ve bilmek de istemiyorum.
Beşiktaş'tan her hangi
bir teklif almadım. Ben Fenerbahçe'nin futbolcusuyum. 100. yılında
Fenerbahçe için çalışıyoruz. Gazetelerde bu konuda yazan haberler doğru
değil. Ben böyle bir teklif almadım.
İlk önce Fenerbahçe'de
kalmak için elimden gelen her şeyi yapıyorum. Yollar tıkanırsa ben
futbol hayatıma devam etmek zorundayım. Bu bir Türk takımı da olabilir,
başka bir yer de olabilir. Bir kez daha söylüyorum benim tercihim
Fenerbahçe'dir. Fenerbahçe ile anlaşamazsak, ondan sonra başka bir
takım düşünülebilir.
100. yılımızı şampiyonlukla kapatacağız Ben
kendimi burada çok mutlu hissediyorum. Türkiye'ye gelmeden önce
beklediklerim ile burada karşılaştıklarım arasında fark vardı. Burada
gördüğüm şeyler beni çok mutlu etti. Türkiye'yi ve Türk insanını
seviyorum. Fenerbahçe'de olmaktan mutluyum. Hedefimiz 100. yılımızı
şampiyonlukla kapatmak.
Biz ikinci yarıya
başlarken puan farkını göz ardı edip, performansımızı buna göre
ayarlarsak çok iyi sonuçlarla ligi bitireceğimizi düşünüyorum. Bunun
yanında şu anda elimizde olan 7 puanlık fark da avantajımız olacaktır.
Her maçı kazanarak ilerlersek, her zaman önde olur ve ligi
şampiyonlukla bitiririz. Takım olarak 7 puanlık farkı düşünmüyoruz.
Benim için kazanmak ve
başarılar önemli. UEFA kupasında ilerliyoruz. Fenerbahçe olarak her
zaman kazanmayı, her zaman başarmayı hedefleyen bir takımız. Türkiye'de
bizimle aynı hedefleri paylaşan Beşiktaş ve Galatasaray var. Biz
Fenerbahçe olarak UEFA yolumuza devam ediyoruz. Bu takımın 100. yılda
alacağı başarılar, bundan sonraki yıllar için de önemlidir. Bu yüzden
bu takımın örnek olacağını düşünüyorum. Bu takım çok çalışıyor. Bu
takımın Avrupa'da canla başla mücadele edeceğinin garantisini ben bile
veririm. UEFA Kupasında ilerleyebildiğimiz kadar ilerleyeceğiz. Ben
başarılı olacağımıza inanıyorum.
Takımın performansını ve kendi performansımı beğeniyorum. Kendi performansımı takımın performansı ile doğru orantılı buluyorum.
Deivid her zaman gol
atabilen bir golcüdür. Deivid'in gol atması kadar normal bir şey yok.
Yalnız gol atan Deivid olmuyor. Pozisyon bulduğum zamanlarda bende gol
atıyorum, Tuncay'da atıyor, duran toplarda geriden çıkan arkadaşlarımız
da atıyor. Takım olarak golü düşündüğünüz zaman sadece golcüler değil,
takımın her oyuncusu gol şansı bulabiliyor. Önümüzdeki UEFA maçından da
galip ayrılacağımızı düşünüyorum.
Çok fazla karşılaştırma
yapmak istemiyorum ama geçen sene olduğu gibi Fenerbahçe güçlü bir
takım. Önümüzde, geçen seneki gibi zorluklar var ama Fenerbahçe güçlü
bir takım ve güçlü olmaya devam edecek.
Benim futbol okulum
Brezilya'dır. Ben futbolu orada öğrendim. Brezilya futboluna baktığınız
zaman, top yerde gezer. Bende böyle öğrendiğim için yerden oynamayı
seviyorum. Ben rahat oynamayı seven bir oyuncuyum. Bu benim stilim.
Avrupa liglerinde yer almış olsaydım, bu futbolumla başarılı olacağımı
düşünüyorum.
Bazı futbolcular az
koşar, bazıları çok. Bazıları çok tekniktir, bazıları değil. Bazıları
savaşmayı sever, bazıları sevmez. Futbolun içinde farklı karakteri olan
futbolcular vardır. Bunların iyi bir şekilde birleşmesinden meydana
gelen bir takım oluşturursanız işte o takım çok güçlü olur.
Zico dünyanın en iyi
teknik direktörü olmayabilir ama bu kadar eleştiriyi de kesinlikle hak
etmiyor. Zico'nun, Türkiye'ye ilk geldiği zamanlarda eleştirilmesi
normal bir şeydi. Geldiğinde 2-3 ay içerisinde gönderilmek istendi.
Bizim futbol okulumuz Brezilya, Zico da futbolu Brezilya'da öğrendi.
Brezilya'nın Türkiye'ye göre farklı bir futbol sitili var. Zico gerekli
zamanı buldu, kendi mantalitesini anlatmayı başardı. Takım buna uyum
sağladı ve başarı geldi.
Benim için futbolcu
seçimi diye bir şey yok. Kezman'la yeni oynamaya başladık. Deivid ile
belli bir futbol geçmişimiz, beraber oynamışlığımız var. Semih'le
oynamayı da seviyorum.
|